PULPCHI HAKKINDA
“Sanat, sadece alanı dolduran bir nesne değil; boşluğu ve ışığı yeniden
biçimlendiren zihinsel bir eylemdir.”
pulpchi, geleneksel zanaat disiplinleri ile çağdaş heykel sanatını lüks segment
yaşam alanlarında buluşturmak amacıyla kuruldu. Seri üretimin tekdüzeliğine ve
hızla tüketilen nesnelere karşı radikal bir duruş sergileyerek, her biri dünyada tek ve
biricik olan “Fonksiyonel Sanat”objeleri üretiyoruz.
Tasarım felsefemizin merkezinde yer alan “Mental Sculpture” (Zihinsel Heykel)
kavramı, koleksiyonumuzdaki her bir parçanın sadece bir kase, vazo veya sunumluk
olmanın ötesine geçmesini sağlar. Objelerimiz, içleri boşken bile mekandaki ışığı
yakalayan, gölgeler üreten ve ortamın aurasını tek başına domine eden heykelsi
birer monolit olarak var olur. Geçmişin köklü estetik mirasını, bugünün avangart form
diliyle mühürleyerek yaşam alanlarına entelektüel bir enerji aşılıyoruz.
Dokunun Kimyası: Taşın Gücü, Kâğıdın Asaleti
pulpchi tasarımlarının arkasında, uzun süren deneysel çalışmalar ve titiz bir
malzeme mühendisliği başarısı yatmaktadır. Atölyemizde geliştirdiğimiz endüstriyel
güçteki imza sanatsal kompozit formülü, tasarım dünyasında eşine az rastlanır bir
algısal paradoks yaratır.
Yapısal İllüzyon: Objelerimiz dışarıdan bakıldığında brutalist bir kaya kütlesi, antik bir
taş veya monolitik bir mermer blok kadar sarsılmaz ve taş sertliğinde bir
mukavemete sahiptir.
Hafifliğin Asaleti: Dokunulduğu ve deneyimlendiği an ise malzemenin getirdiği sıra
dışı kâğıt hafifliği ile kullanıcısını şaşırtıcı bir duyusal deneyime davet eder.
Armatürsüz Mühendislik: İki metreye yaklaşan devasa, amorf ve self-supporting
(kendi kendini taşıyan) organik botanik formlarımızı ve heykellerimizi, içlerinde hiçbir
metal veya yabancı armatür barındırmadan, sadece malzemenin kendi içsel
moleküler gücüyle ayakta tutuyoruz. Saf, bio-bazlı ve nefes alan bu malzeme
teknolojisi, zanaatın sınırlarını yeniden çizmektedir.
“Gerçek lüks, zamana meydan okurken dünyaya hiçbir yük bırakmayan
tasarımdır.”
pulpchi olarak vizyonumuz, sadece bugünün estetik algısını şekillendirmek değil;
yarının ekolojik mirasını korumaktır. Formlarımızın üretiminde kullanılan malzemenin
özü, %100 bio-bazlı selüloz liflerinden ve doğanın kendi kalbinden süzülen organik
bağlayıcılardan oluşur. Plastik, sentetik reçine veya doğada çözünmesi yüzyıllar
süren hiçbir toksik filler (dolgu malzemesi) atölyemizin kapısından içeri giremez.
Biz, doğanın rastlantısal dehasını insan zanaatıyla birleştirirken, ekolojik dengeye
tam bir sadakatle bağlı kalıyoruz. Tasarımlarımız yaşam alanlarında 50 ila 100 yıl
arası bir arşiv ömrü sunacak kadar sarsılmaz bir güce sahipken; döngüsünü
tamamlayıp toprağa geri döndüğünde ardında sıfır karbon ayak izi ve sıfır kirlilik
bırakır. Bu, saf organik liflerin zamansız döngüsüdür.